WEB_ZEMIN_fıltre_ORJ_.jpg

“İşimle evlendim diyeyim. O da beni gerçekten mutlu etti, tatmin etti.”

“Devrimci bir geçmişi vardı amcalarımın, babamın. Dolayısıyla modern görünüyorlardı, hani sosyalistlerdi. Ama kadın sorunu konusunda, sözkonusu kadın olduğu zaman muhafazakârlardı.”

“Daha sonra farkındalıklarınız artıyor. Biraz beslenmeye başladıktan sonra ortamdan, farklılıklarınızı ayrıcalık olarak görmeye başlıyorsunuz. Kadın olmanın güzel bir şey olduğunu, aslında değerli bir şey olduğunu fark ediyorsunuz.”

“Neden o kadar hızla evlendim? Çünkü ailemin yanındaydım, akşamları dışarı çıkamıyordum, geceleri dışarıda kalamıyordum. O üniversitedeki rahatlık bitmişti artık.”

“Toplum ne der? Arkadaşlarım ne der? Çalışma arkadaşlarım ne der? Her şey böyle kafamda büyüyordu.”

“Cinsellikle ilgili konuda kafamda hiçbir tabu kalmadı. Çünkü onların sanal olduğunu fark ettim.”

Ses Kaydı

00:00 / 01:04

Deşifre

Fotoğraflar

Görüşme Notu

1978 doğumlu, akademisyen. Fen Bilimleri alanında çalışma yapan, çok genç yaşında Prof. ünvanı almış bir bilimkadını, kendi deyimiyle “işiyle evli, mutlu ve tatminkâr”. Tunceli’li Alevi ve Kürt bir ailenin kızı. Ailesi sol görüşlü, çocuklarının okumasını destekleyen bir aile. Daha sonra Mersin’e yerleşmişler. Çocuklarını ekonomik anlamda da eğitim anlamında da desteklemişler. 

Çok erken yaşta, doktora öğrenciliği esnasında evleniyor. Bunu oldukça özgür geçen bir üniversite hayatının ardından tekrar ailesinin yanına döndüğü ve Arş. Gör. Olarak çalıştığı sırada tekrar özgür olma isteğine bağlıyor. Ancak evliliği çok kısa sürüyor. Eşinin kendisini kısıtlayan hatta akademisyenliği bırakmasını isteyecek kadar baskıcı tutumunu Kabul etmiyor ve boşanıyor. Ardından kendini tamamen akademik çalışmaya ve kariyere odaklıyor.

Mersin’de kadro alamamasını etnik kökenine bağlıyor. Legal bir siyasi partide öğrencilik hayatından itibaren yer almasına rağmen, bundan dolayı değil, dönemin siyasallaşan akademi anlayışının Kürt ve Alevi bir kadın olarak kendisini ötekileştirerek kadro vermediği  şeklinde yorumluyor. Çok başarılı ve üretken bir akademisyen oluşu bunu değiştirmiyor. Antep’te kadro alıyor. Hatta bölüm başkanı olarak işe başlıyor ve hızla ilerliyor. Bulunduğu şehrin ve üniversitenin muhafazakâr-İslamcı hatta ilk zamanlarında cemaat egemenliği altındaki siyasal yapısının bile kendisinin bu derece başarılı bir bilim insanı oluşundan kaynaklı olarak, kişisel alanına dokunamadığı değerlendirmesini yapıyor. 

Kadın olarak da akademisyen olarak da özgüveni yüksek. Çok planlı ve programlı. Görüşleri ve hedefleri net. Bu özgüven ve adanmışlığın ve içinde bulunduğu ortama gerek olduğu kadar uyum gösterme yetisinin kendini kabul ettirmede önemli bir rolü olduğunu kendisi de ifade ediyor.

Boşandıktan sonra ve akademik kariyerinde ilerleme sağladığı süreçte, Avrupa’ya bilimsel çalışma için gittiği zamanlarda kadın-erkek ilişkilerindeki karşılıklı saygı temelindeki özgürlüğü gözlemliyor. Kendi deyişiyle “cinsellikle ilgili konuda hiçbir tabusu kalmıyor. İnsanların ona yüklediği, geçmişten gelen birikimlerinin, kendi önyargılarının ona yüklediği sanal olgular olduğunun” ayırdına varıyor. 

Sosyal ilişkilenmeleri iyi, açık ve geniş. 10 yıldır yaşadığı kent olan Antep’te kendisi gibi akademisyenler ya da belli bir sınıfsal ve kültürel sermayeden beslenen insanlarla çevrili. Antep’In gitgide muhafazakârlaşan yapısından bahsediyor. Kadın ve erkek ilişkilerindeki erkeğin lehine kurulu düzeni gözlemlemiş. Evliliğe odaklı ve kadınların bu evlilik ortamına hazırlanarak büyütüldüğü bir ilişkilenmeler ağından, kız görme, görücüye çıkma, çöpçatanlık müessesesi, sınıfsal denklik sorunsalı, erkeklerin eşlerini aldatmaları gibi konulardan bahsediyor. Bunların herkesin bildiği, kabul ettiği ya da öyleymiş gibi davrandığı konular olduğunu söylüyor. Ancak ekonomik olarak ve eğitim alarak özgürleşmiş kadınların bu çemberi kırabildiğinden bahsediyor. 

Kendinden emin, güçlü, azimli ve bol kahkaha atan bir kadın. Gelecek hayali de çok net. Anne olmak ve kendi teknoloji transferi şirketini kurmak istiyor. Hayallerinin adamı, bir prens yok. Kurbağalardan birini öperek prens yapmayı planlıyor.

P.S. Görüşmeyi yaparken benimle aynı odada olan kedim Ginger’ın kayda sık sık girdiğini belirtmem gerek. Görüşmeyi yapan kadın araştırmacı olarak benim de evde kapısı kapalı bir alan yaratmak durumunda kalmam, maalesef bu kapalı kapının, normal şartlar altında yanıbaşımda sakince oturan evin bireylerinden Ginger’ı ajite etmesi ve onu da görüşme kaydına ara ara ses olarak dahil etmesi ile sonuçlanmış oldu. 

Anahtar Kelime / Tag / Index

Bu görüşmeyi referans vermek için DOI

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook