“Derslerimde feminist pedagoji çok birincil bir yerde benim için.”

“Her ne kadar böyle çok seküler, modern, açık görüşlü gibi bir görüntü olsa da, ataerkil kodların gayet yerinde olduğu bir aileydi bizim aile.”

“(İngiltere’deki eğitimim) Aslında yeniden doğmak gibi bir şeydi benim için, çünkü öğrenmeyi öğrenmeye başlamıştım.”

“Tezimde anasınıflarında çocukların toplumsal cinsiyet rollerini nasıl öğrendiği üzerine çalıştım.”

“Heveslerim daha uzakta olduğu için bekliyorum gibi bir şey belki de, ama bekleyerek de geçmiyor, bu ân’ı anlamaya ve ne yapabileceğime odaklanarak yaşamaya çalışıyorum.”

Ses Kaydı

00:00 / 01:04

Deşifre

Fotoğraflar

Görüşme Notu

1985 Elazığ doğumlu. Mühendis olan babasının iş gereği çokça gezmesinden kaynaklı olarak, doğduğu yer, babasının işi için olunan bir yer ve daha fazla bir şey ifade etmiyor onun için. Asıl olarak 3 yaş ile 9 yaş aralığını geçirdiği Diyarbakır’ı çocukluğunun şehri olarak anımsıyor ve çok severek hatırlıyor. 90’lı yılların kendi deyimiyle “politik olarak sıcak” atmosferinde orta sınıf bir ailenin ve mühendis bir babanın çocuğu olarak, şantiyelerde de, memur ailelerinin buluşma mekânlarında da, sokaklarda şehrin ve şehir nüfusunun farklı kesimleriyle birlikte oluyor. Bu yapıyı çok dinamik olarak tanımlıyor.

Daha sonra ailesinin çocuklarını büyütmek ve eğitim almalarını sağlamak açısından daha uygun gördüğü Ankara’ya taşınıyorlar. Anne ve babasının Sivas’tan akrabalarının da iç göçle daha çok Ankara’nın Tuzluçayır bölgesine ve İstanbula taşındığından bahsediyor.

Diyarbakır’ın o renkli yapısından sonra Ankara’yı sevemiyor. Üniversite dahil Ankara’da ikamet ettiği halde kenti benimsememiş hiç. Üniversite tercihlerini dahil anne ve babası yapmış. Bir ağabeyi var. Erkek çocuk olarak ona tanınan özgürlüklerin kendisine tanınmaması ile ilgili her zaman isyankâr bir tutumu olmuş. Seküler, Alevi, CHP’li ve modern bir aile bile olsa ailesinin cinsiyetçi kodları taşıyan bir aile olduğundan bahsediyor. 

Daha sonra liseden beri birlikte olduğu, kendi deyimiyle birlikte büyüdüğü ilk erkek arkadaşıyla evlenmesi şartı koşuluyor. O da bir bakıma evden çıkabilmenin bir yolu olarak görüyor ve nişanlanıyorlar. Bu esnada hayatının dönüm noktalarından biri olarak tanımladığı bir burs alarak İngiltere'ye gidiyor. Bu ilk evden çıkış, farklı bir dünya ve farklı bir akademik eğitim süreci (YL ve Doktora-7 yıl) ona çok şey katıyor. Özgürleşiyor. Uzunca bir süre evliliğini sonlandırmaya çalışıyor ve sonunda doktoraya devam ederken boşanıyor. 

Doktora bitince zorunlu hizmet için atandığı üniversiteye geliyor ve çalışmaya başlıyor. Ancak üniversitenin olduğu şehirde değil Antep’te yaşamayı seçiyor. Antep’i yaşam açısından daha rahat buluyor ve seviyor. Hem küçük hem de büyük kent özellikleri taşıdığını anlatıyor. İçinde bulunduğu orta ve üst sınıf içinde de gözlemlediği Antep’te kadın ve erkek ilişkileri bakımından erkeklerin hakimiyeti… İkinci hatta üçüncü eş arayışı içinde olmaları, şiddet… Ancak bu durumun son zamanlarda değişmeye başladığını, kadınların artık eşleriyle (erkeklerle) mücadele içine girdiğini gözlemlediğini de anlatıyor. Eş dost ve komşularda bunu gözlemlemiş ve dayanışma ilişkisi içine de girmiş.

Üniversitede feminist pedagoji ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden yaptığı derslere ve öğrencilere çok değer veriyor. Akademik çalışma ve yazmanın ötesinde ders ortamı ve sınıfı dönüştürücü buluyor. Bir grup kadınla birlikte Feminist Tahayyül dergisini çıkarmaya başlıyorlar. Bu da onu umutlandıran ve taşra üniversitenin dar çerçevesinin dışına çıkabilmesini sağlayan bir girişim.

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook