WEB_ZEMIN_fıltre_ORJ_.jpg

“Ben anarşist kişilikli biriydim. Ondan dolayı da kadın-erkek hikâyesine kafadan anarşist daldım.”

“Fatih merkezde yaşayan bir çocuktum. Bir mahalle ortamında büyütülmüş bir çocuktum.”

“Bu biraz annemin kişisel yüksek kaygısıydı. Annem çalışan kadındı. Ben kendi sokağımda oynayamazdım.”

“Babaannemle geçen çocukluğum film izlemekle geçti. Aklım başıma erdiğinden beri bilirim ki tüm Türk filmlerini izledim. Özellikle Türkan Şoray arşivim çok iyidir.”

“Ben hep feministtim. “Feministtim” olduğumu da sonradan öğrendim.”

“Benim dönemime göre çok özel bir babam var. Benim babam farkında olmadan demokrat bir adamdı. …Mor iğne kampanyasında…bürokrattı… bütün daireye mor iğne dağıtan, bizimle otobüslere gelip erkeklere mor iğne batıran bir adamdı.”

“Laf atılırdı…ergenlik hikâyesinde…ama çok bariz bir taciz hatırlamıyorum. Marşa basılmış gibi 80 dönemi sonrası inanılmaz bir artış oldu.”

Ses Kaydı

00:00 / 01:04

Deşifre

Fotoğraflar

Görüşme Notu

Görüşülen İstanbul doğumlu ve hep bu şehirde yaşamış. Bu şehrin eski ve kozmopolit suriçi semtlerinden birinde, orta sınıf, modern, ilerici, çalışan bir anne babanın çocuğu olarak doğmuş.  İlkokula kadar babaanneyle büyüyor. Babaannesiyle gittikleri mahalle sineması, Türk filmleri, ardarda izlenen filmler, matineler, annesinin sokağa çıkıp oynamasını katiyen yasakladığı o ilk yılların kıpır kıpır bir kız çocuğunda yarattığı sıkıntı bulutunu dağıtıp renkli kılıyor. İlkokula başlarken kardeşi doğunca annenin eve dönüşüyle birlikte, babaanneyle geçen görece daha rahat ve renkli o ilk çocukluk, annenin kuralları ve disiplini ile daha katı kurallarla ve bu kurallara başkaldırı ile şekilleniyor. Teyzeler, kuzenler, kadınların ağırlıkta ve sözünün geçer olduğu, sıcak ve yakın bir geniş aile ilişkileri var. Teyze(ler) anne kadar belirleyici ve aynı zamanda komşu olan teyzenin evi kaçıp sığınılacak bir mekan. Kız çocuklarını güçlendiren, özgüven aşılayan bir baba sözkonusu. Bu onun bugünkü dışadönük, konuşkan ve çekincesiz yapısının ilk yapıtaşlarını kurmuş olabilir, diye düşünüyorum. Feminist bilinçlenmesinin de öyle. 

Lise ve ardından yürünerek gidilecek kadar yakın mesafedeki üniversite yıllarında özgürleşiyor, politikleşiyor. İlk gençlik yıllarında anneyle belirginleşen çatışmalar yaşanıyor, annenin modernliğine rağmen kadınlık durumuna muhafazakar denebilecek yaklaşımına ve aşırı korumacı yapısına karşı isyan duyuyor. Annesinin polis görünce yolunu değiştiren, gece asla tek başına sokağa çıkmayan bir kadınlık halinden, Mor Çatı’nın kuruluş dönemlerinde aktif olan kızının yanında yer alma motivasyonuyla da olsa, yer almasına kadar giden sürecini de görüşme boyunca olduğu gibi eğlenceli anekdotlarla bezeyerek anlatıyor. 

Aslında tüm görüşme boyunca yer yer dönem ve olayların (80 darbesi, mahallenin ve toplumun değişen çehresi, sol-sağ, MHP ve MSP’nin mahalledeki görünür varlığı, tacizin artışı, kendisinin üniversite yıllarında sol mücadele ve feminist mücadeleye geçişi gibi) ağırlığı ile ağırlaşsa da dışadönük, kendisi ve yakın çevresiyle tatlı tatlı dalga geçen ve eleştiren, sarkastik ve neşeli üslubunu hiç bırakmıyor. 

Bugün 56 yaşında, üniversite öğrencisi genç bir kızı, kendine ait bir evi var ve meslek sahibi (psikolog) bir kadın olarak kendine yeter biçimde, artık yaşlanan anne ve babasına da uzaktan ama yakın bir destek vererek yaşıyor. Çok sosyal ve hep olduğu gibi hayat dolu. 

Anahtar Kelime / Tag / Index

Bu görüşmeyi referans vermek için DOI

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook