“Yani, burada yaşamak, ülkenin çoğu yerine göre, yani bir kadın açısından daha güvenli, Kadıköy daha güvenli bir yer. İşte hayvanlar açısından, çocuklar açısından.”

“…o dönem benim hatırladığım 90’larda, böyle çok, feminizm, çok ütopik bir şeydi o zamanlar. Hani kimsenin algılamadığı, kimsenin bilmediği, kimsenin hayatında bir yer edinmediği içindi, hani yeri yoktu kimsenin hayatında.”

“…görüyorsun ve bir süre sonra başka bir bilinç, başka bir şey olmaya seni zorluyor bilincin. İyi ki de zorlamış hani, biz kadın kimliğimizin farkına varmışız.”

“60 yaşına geldiğimizde ne yiyip ne içeceğiz, kim bize bakacak falan derdi çok daha fazla. Özellikle çok çocuklu ailelerde, işte asgari ücretle yaşamaya çalışan insanlarda ve özellikle kadınlarda bu korku çok daha fazla.”

“Ben deli, mahalle benden deli. Sonumuz ne olacak gerçekten bilmiyorum yani, çok coşkulu, çok deli bir mahallemiz var.”

“Ama hani en başta nedir dersen kadınlar, çocuklar derim. Yoksulluk derim, ekonomik özgürlük derim. Herkese eşit bir dünya isterim.”

Ses Kaydı

00:00 / 01:04

Deşifre

Fotoğraflar

Görüşme Notu

Sultan Aksu Kütük. Yeldeğirmeni Mahallesi muhtarı. Son yerel seçimlerde çok görünür ve başarılı bir seçim çalışmasının ardından bir kadın muhtar olarak seçildi ve o günden bugüne mahallede mahalle halkıyla, kadınlar, çocuklar ve hayvanlarla hemhal olarak ve coşkuyla işini yapıyor.

İlkin mahalle muhtarlığında ziyaret ettim. Ancak muhtarlık gerçekten herkese açık ve çok fazla gelen giden olduğu için görüşmemizi gerçekleştiremedik. Daha sonra online olarak görüştük ve görüşmeyi kaydettik.

Karadeniz’li kadınların coşkulu ve dışadönük, özgüvenli karakteristiklerini taşıyan bir kadın. Hopa gibi daha sol ve demokratik bir ortamda geçen mutlu bir çocukluğu anlatıyor. Dönemin ve o yörenin kolektif, imeceye dayalı ortamını anlatıyor. Üç abisi var. Onlar da siyasetin içinde olmuş hep. Onların ardından genç kızlığında İstanbula gelmiş ve artık kendini İstanbullu olarak da görüyor. Özellikle Kadıköy’lü ve Yeldeğirmeni’li.

90’larda sol siyaset yapılarında kadınlık bilincinin ön plana çıkmadığından, o yıllarda o ortamlarda feminizmin bir ütopya gibi göründüğünden, 2000’li yıllarda kadınlık bilincini edindiğinden bahsediyor. Kadın hareketi içinde, sokaklarda mücadele içinde yer aldığını alageldiğini anlatıyor. Mahalledeki kadın dayanışmasından bahsediyor.

Kadın muhtar olarak başka bir muhtarlığın mümkün olduğundan ve bunu gerçekleştirmek için çaba ve emek harcadığından bahsediyor. Bunu gerek pandemi sürecinden gerek genel olarak örneklerle anlatıyor. Gençler, çocuklar, yaşlılar özellikle bu sürecin odağında onun için.

Bu örnekleri ilk elden bir tanıklıktan dinlemek, mahalle dayanışması ve karar alma ve uygulama süreçlerinde olabildiğince çok kadının yer alması açısından benim için de dinlerken umut verici oldu.

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook