WEB_ZEMIN_fıltre_ORJ_.jpg

Moda

Yaşamımdan Kesitlere Dair - 1

İstanbul gibi nüfus olarak kalabalık, hem de hem kültürel çeşitlilik açısından çok zengin bir şehirde sürmekte olan yaşantım bir süredir evde, evin odalarında ve kendi iç dünyamda sürüp gitmekte.

En son kadın arkadaşlarla 4 Mart’ta buluşmuştuk, ***’nin evinde, üstünden 1,5 ay geçmiş neredeyse. O gün güzel bir masa etrafında çaylarımız, börek çöreğimiz ve demlenen sohbetimiz ile hafızamda mutlu olunan gün olarak yerini aldı.

Neler neler yaşadık geçen sürede, yaklaşmakta olanın bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum. 8 Mart Kadınlar Günü Gece Yürüyüşü’ne katılmayı çok seviyorum ve anlamlı buluyorum, binlerce kadın hep birlikte erkek egemen sisteme karşı haykırıyoruz her yıl, “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz” diye. Oysa ki elbette korkuyorum bir kadın olduğum için, erkeklerin anlamayacağı türden korkularım var benim, maalesef.

 

Kızım ve bütün kadınlar için mücadelem, aynı zamanda kendim için de elbette. 

Kadınlar ve kendini kadın olarak tanımlayanlara açık olan forumumuzda 8 Mart sonrasında, karantinadan hemen önce bir forum yapıldı, “annelik” üzerine idi. Davet ettiğimiz ve gözlemlerini aktaran bir kadının sunumunun ardından forum şeklinde söz alarak devam etti o akşamki toplantımız da. Anne olmanın da dayatılan kadınlık rollerinden biri olduğu üzerine döndü konuşmaların bir kısmı. Eşcinsel arkadaşlarımızdan bir tanesi söz alarak, erkek egemen bir biçimde kurgulanmış olan günümüz yaşantısında anne olan kadınların anne olmak istemeyen kadınların vebalini taşıdığını iletti. Bu söylediği ve samimiyetle aktardığı vebal durumunu düşünüyorum zaman zaman, ben de bir anneyim çünkü. Konuşacağız bakalım üzerine düşünüp taşınıp... Yine aynı forumda bir arkadaşımız da bütün tanıdığı kadınlara çocuk sahibi olmamaları yönünde telkinlerde bulunduğunu söyledi.

 

Tabii kafamda deli sorular belirmedi dersem yalan olur, feminizmin nihai amacı dünyada doğumları sonlandırmak ve insan neslinin sonunu getirmek miydi, elbette böyle olmadığını düşünmekteyim. En temel feminist ilkelerden bir tanesi değil mi “kadının beyanı esastır”. Eğer böyle ise ben çocuk sahibi olmak istiyorum diyen kadınların bu beyanlarını ne yapacağız. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar ile ilgili, bu isteklerinden dolayı erkekliği çokça içselleştirdiklerini ve bunun farkında olmadıklarını mı düşüneceğiz.

 

Böyle sorularla yoğruldu kafam ki hâlâ meşgul zihnimin bir köşesi. Zor sorular, cevapları her kadına göre farklı olabilir.

 

Bu en son forumdan sonra bir daha toplanmadı forumumuz, çünkü nur topu gibi virüsümüz oldu.

 

Evlere çekildik, çok az dışarıya çıktık. Hatta şu anda 2 günlük sokağa çıkma yasağındayız. Hiç çıkamıyoruz yani.

 

Evlere çekildik ama ben kendi evime çekilemedim, kızım sağlık çalışanı olduğu için ablamın evindeyim. Umarım çok uzun sürmez.

 

Her gün internet üzerinden haberleri takip etmeye çalışıyorum, evde durmadan bir şeyler yapıp kendimi meşgul etmeye çalışıyorum ki içimdeki endişe durumunu yatıştırabileyim.

 

1 Mart’ta bileğime martiniçka (kırmızı beyaz iplik) bağlamıştım, bahar geliyordu, yeni yıl (bazı takvimler martta yeni yıla başlarmış) sağlık, huzur, bereket getirsin diye Balkanlar bölgesinin adetiymiş. Ben de diledim, umarım öyle olur.

 

11/04/2020, İstanbul

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook