WEB_ZEMIN_fıltre_ORJ_.jpg

“İnsanların ne kadar dirençli olduğunu, her hikâyenin bir roman olduğunu, var olmanın da yok olmanın da her insana mahsus olduğunu, bugün ona, yarın bana olacağını gördüm. ”

“Benim 3 nesil aile hikâyem de vardan yok, yoktan var olunduğunu göstermişti.”

“Kadın çalışmasının neler yaratabileceklerine şahit oldum”

“Biliyorsunuz, Ortadoğu ülkelerinde bugün yatarsınız, yarın uyandığında ne olacağı belli olmaz”

“1 yaşındaki le 1 yaşındayız, 90 yaşındaki ile 90 yaşındayız, bu o sofraların bize getirdiği bir şeydi.”

“Erkekler ya hapis ya dağda ya sürgündeydi, babaannemin bu yüzden bir yönetici de olmuştu.”

“Acılar da insanı olgunlaştırıyor güzellikler de olgunlaştırıyor. ”

“Aslanlar gibi gittik, aslanlar gibi geldik.”

Ses Kaydı

00:00 / 01:04

Deşifre

Fotoğraflar

Görüşme Notu

Görüşmeyi Erbil’den bağlanarak yaptık. Başlarda araya giren Arapça seslenmenin nedeni de bununla ilgili. Çok faal, çok başarılı bir iş kadını. Aynı zamanda bütün hayatı boyunca sivil toplum örgütlerinde kurucu, yürütücü ve üye olarak hep çok çalışmış.

“Ben gözümü dünyaya Şam’da Muhacirin denilen bir mahallede açmışım” diye başlıyor. Burası Şam’a dışardan gelmiş üst sınıfların yaşadığı bir getto. 1951 doğumlu. Çocukluk ‘bu devlet içinde devlet’ olarak tanımladığı bölgede geçiyor, büyük evlerde. Bu evlerde onlar çocukken şöyle bir yasak var: “gelenlerin adını sormamak, nereden geldiğini sormamak ve ne zaman gideceğini sormamak”. Hapisler, sürgünler, göçlerle 600 yıl sürmüş büyük aile geleneği içinde büyüyor. “Bir okul bir ekol” gibiydi diyor. Okul yıllarında bir süre Hristiyan okuluna gidiyor. 1968’de Baas rejimi sırasında bu sefer Diyarbakır’a tekrar göç etmek zorunda kalıyorlar. Türkiye ve Türkçe dönemi başlıyor. Okula önce misafir öğrenci olarak alınıyor, bu yüzden yıl kaybediyor. 

Üniversiteyi Ankara’da okuyor. Genetik okuyor. Yükseğini yaparken evleniyor, iki çocuk sahibi oluyor. 80’de de bütün aile zaten Diyarbakır’dan Ankara’ya gelmek zorunda kalıyorlar. Çocukların okul döneminde Ankara’da bir okulu bütün veliler eşit hisse ile alıyorlar. Öğretmen, veli ve çalışanlardan oluşan bir kurulla burayı yönetmeye başlıyorlar. Eğitim sistemiyle ilgili hayallerin vücut bulabildiği bir okul kuruyorlar aslında. Çocukları da bu okulda okuyor.

Ankara döneminde pek çok kadın örgütünün kurulması aşamasında yer alıyor ve çalışıyor. Daha sonra, Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nin genel başkanlığını yapıyor. Bütün işyerlerini kapatıp iki yıl Van’da kalıyor.

Daha sonra bir iş kadını olarak faaliyet göstereceği Erbil dönemi başlıyor ama İŞİD döneminde Erbil’den Diyarbakır’a dönüyor. Biz konuşurken bir aylığına diye gittiği Erbil’de pandemi nedeniyle kalmıştı.

Mensubu olduğu büyük aile ve Diyarbakır’daki Cemil Paşa Konağı (ki “aslında kasırdır” diyor) kendi başlarına birer anlatı. Konağın ve ailenin birer kahramana dönüştüğü bir anlatıyı takip ediyoruz.

Anahtar Kelime / Tag / Index

Bu görüşmeyi referans vermek için DOI

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook