WEB_ZEMIN_fıltre_ORJ_.jpg

“Hak bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin”

“80’ler büyük dönüşümü beraberinde getiriyor. O büyük bir kan değişimi”

“Varilleri yakıp öyle geride bırakmışlar ateşimiz sönmesin soyumuz devam etsin diye”

Ses Kaydı

00:00 / 01:04

Deşifre

Fotoğraflar

Bilişsel Harita

Görüşme Notu

1951 Eskişehir doğumlu üç kızı var. Şimdi hepsi yetişkin çoluk çocuk sahibi. Öğretmen. Gözlerinin içi gülen, hala bir çocukla bir genç kızı aynı anda içinde yaşatan bir kadın. Dirayetli becerikli. Eşini çok erken kaybediyor ve okuma çağındaki üç kızını tek başına yetiştiriyor. Okullarını başarıyla bitirmelerini sağlıyor. Bakımlı hoş bir kadın. Yanlarında obje getirmelerini istemiştik. Hemen rujunu gösterdi. Senelerdir aynı renk, aynı marka rujunu hiç değiştirmemiş.


Konuşmaya istekli ne yaptığımızı kavramış olduğu için anlatısı çok kolay aktı. Ama daha çok bir sır veriyormuş gibi konuştuğu için ve belki bir çay bahçesinde olduğumuz ve başkalarının duyabileceğini düşündüğü için çok alçak sesle anlattı anlattıklarını.


Hikâyesi bir ayakta kalma, geçim derdi, işler güçler hikâyesiydi aslında. Diğer şeyler bu ana anlatıya eşlik etti sanki. Maddi yaşam, eşiyle kısa sürmüş yoldaşlığı ve verdiği mücadele öne çıktı: “Hak bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin”


Anlatısını tarihlerle düğümlüyor hep ülke tarihinin önemli anlarının kendi hikâyesine bağlandığı yerler kristalleşiyor ve bu önemli gün ya da tarihler kendisi için de önemli olaylara bağlanıyor. Bir kızının doğumunun birinci köprünün açılışına denk gelmesi gibi ya da 80 darbesi olduğu gün bebeğini ,oğlunu kaybetmesi gibi.


Eşiyle birbirlerini görüyorlar sonra mektuplaşıyorlar ve sonra da evleniyorlar. Eşi yaratıcı bir mühendis. İstanbul’da ayakta kalmak için birçok iş yapıyorlar ve eşi sonunda kendi atölyesini kuruyor; bir küçük fabrika. O kadar sürece, yaptıkları işe, işin ekonomisine, o dönem Türkiye’sindeki ekonomi ve üretim politikalarına hâkim ki, kendi de neredeyse bir mühendis ve iş kadını olarak konuşuyor.


Ama eğitim konusunu aktarırken de işaret ettiği gibi 80’ler büyük dönüşümü beraberinde getiriyor. O, büyük bir kan değişimi olarak görüyor bunu. Bu süreçte haksızlığa uğruyorlar işleri batıyor ve eşini kaybediyor. Ve bundan sonrası tek başına sürdürdüğü bir mücadele. Eğitim sistemine ve eğitim politikaların son 50 yılda olan bitene çok hakimdi ve sırf bu konuda söyledikleri bile kayıt düşülecek önemdeydi. Kısa bir makale niteliğindeydi.


Köy Enstitüleri ile ilgili söylediği her şey kayda değer ve öne çıkarılabilecek önemde. Ve son dönem acı veren kaygılandıran bir süreç. Kişisel tarihinde bir tatmin, şükran ve rıza varken ülke için çok endişeli.

 

Çok büyük bir çay bahçesinde konuştuk konuşma süresinde yan masalarda oturup kalkanlar, onların konuşmalarının yükseldiği anlar oldu. Ya da çay dağıtmak için dolanan garsonun konuşmayı kestiği anlar oldu. Bu gürültülü fonun sebebi bunlar.

Görüşme Tül Akbal Süalp tarafından, 27.02.2020 tarihinde yapılmıştır.

  • YouTube
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook